Ortadoğu-Akdeniz-Afrika üçgeninde dengeleri tümüyle değiştiren Süveyş Kanalı’nı ele alıp, bu uluslararası projenin bütün boyutlarına eğilmeye çalıştık. O dönemde İngiltere, Fransa ve Osmanlı İmparatorluğu’nun rekabet sahalarından biri olan Mısır, bugün de eski öneminden hiçbir şey kaybetmeden, gündemdeki yerini korumaya devam ediyor çünkü.
Günümüzde yaklaşık 1,5 milyonluk bir nüfusa sahip olan Mısır’ın İsmâiliyye şehri, 1863’te Süveyş Kanalı’nın inşası sırasında kurulmuştu. İsmini Hıdiv İsmail’den alan şehrin ilk sakinleri Kanal’ın yapımında ve sonrasında işletmesinde düşük gelirlerle çalışan işçiler ve onların emeğini sömüren İngiliz ve Fransız yönetici elitlerdi. İsmâiliyye, bu özelliği sebebiyle Mısır’ın Batılılar eliyle içine sürüklendiği açmazın adeta canlı bir timsaliydi. “Efendiler” ve “köleler” ayrımı, halkın iliklerine işleyecek kadar keskindi.
1928’in Mart ayında, Hasan el Bennâ adlı 22 yaşındaki bir öğretmenle altı arkadaşının, Mısır toplumuna maddî, ahlâkî ve kültürel açıdan bir çıkış yolu göstermek amacıyla “Müslüman Kardeşler Teşkilâtı”nı İsmâiliyye’de kurmaları da tesadüf değildi. Arapça adıyla “İhvân-ı Müslimîn” olarak şöhret bulan teşkilât, kısa zaman içinde İslâm dünyasının dört bir yanında kök salacaktı.
Tarihi “bugünü anlamak ve yarınlara hazırlanmak için geçmişe ayna tutmak” olarak tarif ediyorsak, Süveyş Kanalı’nın inşası bu konuda başlı başına incelenmesi gereken bir örnek oluşturuyor.
Hayırla görüşmek üzere…
Taha Kılınç Derin Tarih (Nisan 2023)
