Kategori: Mustafa Armağan

Tarihin Buluşturduğu İki Lider: Abdülhamid ve Erdoğan

Üstelik geçmişteki haksızlıklara bilmecburiye sessiz kalmış büyüklerinin de intikamlarını alıyordu gençler. Sultan Aziz’in kanını dava edememiş, Sultan Abdülhamid’in ahının öcünü alamamış, 55 yıl önce Adnan Menderes’in idamında hıçkırıkları boğazında düğümlenmiş bağrı yanık nesillerin çocukları “Hepsini yediniz ama Erdoğan’ı size yedirmeyeceğiz!” diye haykırıyorlardı tarihin pütürlü yüzüne.

Kûtu’l-Amâre Kahramanlarını İngiltere Değil, Cumhuriyet Cezalandırdı

Hem ABD’nin umurunda mıydı İngilizleri yendiğimiz zafer? Asıl dert İngilizlere düşüyordu. Onlar değil miydi 1939’da parasını ödediğimiz Muavenet-i Milliye adlı muhribimizi harpte kullanıp eskittikten sonra 1946 yılında törenle bize teslim edenler… Hem de İsmet Paşa ve Şükrü Saracoğlu’nun İstiklal madalyalarını takarak (!) katıldıkları resmî bir törenle.

Latife Hanım Konuşursa Neler Olur?

“29 Ocak 1923 Pazartesi- 4.00 sonra Kemal Paşa’nın nikâhı­na gittik. Paşa Latife Hanım’la karşılıklı oturdular. Fevzi Paşa ve ben Paşa’nın şahidi olarak tarafeynine (iki tarafına). Vali Abdülhalik Bey’le, yaveri Salih Bey hanımın tarafeynine. Pa­şa imama dedi ki: Ben Latife Hanım’la evleneceğim, muame­le-i lâzımesini (gerekli işlemi) yapınız. İmam da tarafeyne (iki tarafa) sordu. Mihr-i muaccel beynehümâda (gelin ile damat aralarında halledecek), mihr-i müeccel 10 dirhem gümüş ola­rak nikâh kıyıldı.” (Günlükler, 2, YKY: 2009, s. 843-844)

Kâzım Karabekir Paşa 73 Yıl Önce Sansürcüleri Böyle Uyarmış: “Hakikatlerin Örtbas Edilmesi Tarihimize Karşı Suçtur”

Cumhuriyet devrinde mazinin yıkılması ve tarihin gerçekler­den koparılması girişimlerine karşı göğsünü siper ederek unutulmaz ikinci bir millî mücadele vermiş bulu­nan Kâzım Karabekir Paşa’nın aşağıda bu hâliyle ilk kez yayımladığımız 29 Eylül 1944 tarihli mektubu yakın tarih tartışmalarına ışık tutması bakımın­dan çok mühimdir. 2. Dünya Savaşı yıllarında yakın ta­rihteki bütün emeklerinin silindiğin­den mustarip iki paşa arasındaki […]

Sultan Vahidüddin’in Kur’an’ın Basılmasını Yasakladığı Yalanı

Maalesef tarihe belgeleri eğip bükerek istediğini söyletme vak’alarının sayısı zannettiğimizden çok daha fazla. Hatta bu gayretkeşlik “iyi” diye bildiğimiz tarihçilerin kitap ve yazılarında dahi zaman zaman karşımıza çıkabiliyor. Bu durumda hakkında çatla patla bir buçuk sayfalık bilgi bulunan bir tarihî kişilik hakkında yüzlerce saatlik dizi film çıkaran senaristlere şaşmamak gerek. Mesela Sultan II. Abdülhamid’in sözde […]

Yukarı