Hepimiz biliriz MEB müfredatında anlatılan tarihi. Halk hilafeti istemiyor islam coğrafyasında o makamın bi hükmü yok hatta müslüman Araplar bile bize cephe almış; hatta sırtımızdan vuruyorlar.
Bugüne kadar bunları duymayan kulak okumayan göz kalmamıştır. Fırsat buldukça işin aslında bu öğretinin tam tersi olduğunu hemde hiç şüpheye yer bırakmayacak şekilde sitemizde neşretmeye devam edeceğiz.
Bakınız o makam için İngiliz sömürgesinde olmasına rağmen Afgan ve Hintli müslümanların hilafet makamı için takındığı tavra. İstanbul özgür kalacak Halife’ye isyan eden Şerif cezalandırılacak Mekke Medine yeniden Halife’nin tayin ettiği Şerif’ler tarafından yönetilecek. Aksi takdirde, Hindistan ve Afganistan İngiliz’e asla rahat verilmeyecek diye tehdit edip savaş ilan ediyorlar.
Bu bilgiyi üstüne üstlük hiç kimsenin tahmin dahi edemeyeceği bir zat-ı muhteremden(!) öğreniyoruz. Bu kişi cumhuriyetin banisi Mustafa Kemal’den başkası değil.
Meclis açılmış dört gün geçmiş Meclis kürsüsünden kendi ağzından aldığı telgrafı okuyor. Bunca bilgiye bunca belgeye rağmen neden hala okullarda bunlar okutulup öğretilmiyor? Neden hala bu Necip milletin evlatları o kutlu makama düşman olarak yetiştiriliyor?
Dikkat edin tarih 27 Nisan 1920. İslam coğrafyasının nerdeyse tamamı işgal edilmiş hilafet merkezi dahil.
Ama ümmet o makam kurtulsun diye yeniden ümmet birleşsin diye esir olmasına rağmen İngiliz’e kafa tutup harp ilan edebiliyor.
Yeniden o makamın ihya edilmesi duasıyla, emanetleri zayi etmeyene emanet olunuz…
Ali Akbaş

