Günümüz resmî tarih tezinde “Kurtuluş Savaşı esnasında İngiliz’lerin Ankara Hükümeti düşmanlığı” konu edilir. Bu iddianın aslında nasıl bir masal ve ilişkilerin nasıl bir danışıklı dövüş olduğunu irdeleyip, kaynaklarıyla anlatmaya çalışacağız. Biraz uzun olacak lâkin konu mühim…
“Yedi düveli yendik” iddiasını biliriz. Hani, bu yedi düvelin en büyüğü olan İngiliz’lerin İstanbul’u işgal ettiğini; Kemal Paşa’yı bulsalar bir kaşık suda boğacak olmalarını… Peki gerçek böyle miydi?
İngiliz’lerin Atatürk düşmanlığını duymayan yoktur. Peki asıl soru şu; bu nasıl düşman ki hem parayla hem de hibe yoluyla Ankara’ya, yani baş düşmanına, silah yardımında bulunmaya devam etmiştir?
Eylül 1921’de Sakarya Meydan Muharebesini kazanmışız. TBMM’de gizli bi celse yapılıyor, kürsüde devrin savunma bakanı Refet Bele Paşa diyor ki:
“Harb esnasında 60 bin silahlı erimiz vardı, 30 bin er firar etti.” 30 bin askeri ve tüfeği Refet Paşa yerine koydu. İngilizlere müracaat etti; casusluk etti ve orduyu yeniden savaşır hale getirdi. Burada Refet Paşa ve Fevzi Paşanın hakkını teslim edelim zira o ikisi olmasa Sakarya’da facia olacaktı.
Aynı celsede bu kez kürsüde Yusuf Kemal Tengirşek, aynı konu üzerinde konuşurken aldıkları bir telgrafı Kemal Paşa hazirun arasındayken okutturuyor.
Bu telgrafta; İstanbul İşgal Kuvvetler Komutanı General Harringtonın en yakın adamlarından Binbaşı Henry, 13 Haziran 1921’de 7880 top mermisinin Ankara hükümeti’ne teslim edilmek üzere gönderildiğinden bahsediyor.
Peki bu 7880 top mermisi ne ifade ediyor? Bizim Sakarya dahil İstiklal harbimiz boyunca kullandığımız top mermisi 7 bin civarıdır; yani o 7880 top mermisi olmasa daha savaşın başında top mermimizin kalmayacağının delili değil midir?
1921 senesinde Kemal Paşa’nın da olduğu bir meclis oturumunda devrin sağlık bakanı Dr. Rıza Nur’da
diyor ki “General Harrington ve onun örgütlediği bazı İngiliz Subayları bize paraylada silah satıyordu.” Kemalistler itiraz edebilir; lâkin bilmiyor veya gücenecekler diyede bunları anlatmaktan vazgeçecek değiliz.
Tarihçi Yusuf Hikmet Bayur, Atatürk’ün sekreterliğini yapmış kişidir, diyor ki; “İstanbul İtilaf Devletleri komutanı silah gönderiyor ve göndermeye devam edecek.”
Resmî tarih hikâyesiyle gerçekler birbirine taban tabana zıttır. Üstelik Meclis’te gizli bir celsede bunlar konuşulmuş. Lâkin bu mesele, üstünden yüz yıldan fazla geçmiş olmasına rağmen hala çoğumuzun bilmediği binlerce hadiseden sadece birisidir. Bütün hepsini birleştirince ortaya bırakın düşmanlığı, inanılmaz bir İngiliz projesi ortaya çıkıyor.
Kaynak: {Meclis Zabıtları İş Bankası, Cilt II, syf. 93,136,398}
Gerçeklerin tüm çıplaklığıyla ortaya çıkması temennisiyle…
Ali Akbaş

