Geride kalanların imtihanı

“Şehrin en uzak köşesinden bir adam koşarak geldi ve “Ey kavmim, peygamberlere tabi olun! Sizden hiçbir ücret talep etmeyen, kendileri de hidayet yolunda yürüyen kişilere uyun!” dedi…” (Yâsîn 20-21)

Çoğumuzun ezberinde olan bu ayetlerde kendisinden söz edilen Habîb-i Neccâr, vaktiyle Antakya’da yaşamış bir dülgerdi. Toplumun ekseriyetinin aksine haramlardan sakınır, eline geçen paranın çoğunu fukaraya tasadduk ederdi. Zenginliğin ve refahın insanlara fıtratı unutturduğu o şehre üç peygamber birden gönderildiğinde, Habîb sadece onlara iman etmekle kalmadı, kendi halkını da hidayete tâbi olmaya çağırdı.

Antakya’nın manevî anlamda kalbi sayılabilecek yer Habîb-i Neccâr Camii idi. Külliyede Habîb’in çağları aşan haykırışı vardı.

Buradaki imtihanımız, içtimâî dokumuzu sağlamlaştırmak ve fıtrata uygun çevreler inşa etmek olacak. Bunu sadece kendimiz için yapmayacağız, gelecek nesillere yönelik bir borç olarak üstleneceğiz.

Balkanların vaktiyle yaşadığı diriliş, geleceğimizi kurma yönünde çok büyük ibretler barındırıyordu. İstikbale doğru bakarken alabileceğimiz birçok ilhamı Balkanlar’da bulabilecektik.

Hayırla görüşmek üzere…

Taha Kılınç Derin Tarih (Mart 2023)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı