Sultan II. Murad’ın tahttan feragat edip yerine 12 yaşındaki oğlu Şehzade Mehmed’i geçirmesi ve “Bundan gerü padişahunuz budur, göreyim sizi itaat üzere olasuz” demesi, pek çok “devletlü”nün itirazıyla karşılanmıştı. Hele Sadrazam Çandarlı Halil Paşa… Çandarlı deyip geçmek olmaz! Zira Anadolu’nun en tanınmış ailelerindendi Çandarlı ailesi. Ayrıca çok zengindi. . Âşık Paşazade anlatıyor: “Sultan II. Murad’a, […]
Şah’ın Yayını Çözdü, Sadrazamlığa Yürüdü
13. asrın son yıllarında Bitinya bölgesindeki Bizans tekfurları, mertçe yenemedikleri Osman Gazi ve arkadaşlarını kalleşçe yenmeye karar verip bir plan yaptılar. Buna göre, Belacoma (Bilecik) Tekfuru’nun oğlu ile Yarhisar Tekfurunun kızı Holofira’nın düğünlerine Osman Gazi de davet edilecek, tam yemek esnasında arkadan hançerlenip katledilecekti. Başsız kalan Türkmenler dağılacak ve böylece bölge onlardan temizlenecekti. Düğün Belacoma […]
Kanatlı Osmanlılar Geliyor!
Tarih 1529. Mohaç Meydan Muharebesi kazanılmış, Macaristan’ın başkenti Budin ele geçirilmiş. “Dünya bir padişaha çok ama iki padişaha az gelir” sözüyle meşhur cennetmekân Yavuz Sultan Selim Han oğlu Kanuni Sultan Süleyman Han’a bu başarı dahi yetmemiş, Almanya’nın o zamanki başkenti Beç’e (Viyana) yürümüştü. Kapıkulları şakalaşarak yorgunluk atarken Viyana gözlerinin önünde belirdi. Belirir belirmez de adına […]
Türkiye Ve İslâm Âleminin Geleceği
Burada çok kısa bir sûrette tahlîl etmeye çalıştığımız bu gerçekler ve onların Dünya’nın geleceğine te’siri uzun uzadıya anlatılması gereken ehemmiyetli bir meseledir. Burada “Türkiye, İslâm Âlemi ve Siyonizm’in geleceği” ne dâir birkaç husûsu kısaca arz etmek istiyorum Gitgide dehhâmeleşen Siyonizm zulüm ve istismârının, tarihte bir çok ülkede ve pek çok kereler müşâhede edilegelmiş olduğu sûrette, […]
En Cömert İnsan Kimdir
Tarihçi -yazar Kadir Mısıroğlu, “Tarihte gelmiş-geçmiş en cömert insan Peygamber Efendimizdir” dedi. Beyazıt meydanında kitaplarını imzalarken sohbet imkanı bulduğumuz Kadir Mısıroğlu ile sohbetimiz şöyle sürdü: Efendim, cömert kimdir, cömertlik nedir? Önce cömertliki tarif eder misiniz? Cömertlik parayı, malı, hayırlı, iyi yerlere dağıtmaktan lezzet almaktır. İslamiyetin emrettiği yerlere seve seve vermektir. İyi huyların en yükseklerinden olup, […]
Yahudilerle İlgili Bazı Meseleler
A- Yahudiler Komünist Rusya’yı Nasıl Yıktılar?!.. İngilizler çekilip gittikten sonra Arap-Yahudi münâsebetleri bir gayyâ kuyusu gibi dehşetli bir kargaşa halinde sürüp giderken, Yahudiler, Araplar karşısına hatırı sayılır bir Yahudi nüfusu toplayamadılar. 20-30 senelik bir gayret ve faaliyetin neticesinde İsrail’deki mevcudiyetleri 2,5 milyon kişiyi bulmuşsa da bunun daha fazla artması sağlanamadı. Çünkü bütün Dünya’ya dağılmış olan […]
Lozan Hakkında Umumi Değerlendirme
Sevr Ölüm, Lozan Hayat!… Yüzü Batı’ya dönük olan “Yeni Türkiye”nin temel taşı olan Lozan Muâhedenâmesi, Millî Mücâdele nihâyetinde İsviçre’nin Lozan şehrinde 24 Temmuz 1923 tarihinde imza edilmiştir. Bir tarafta Türkiye diğer tarafta ise başta müttefikler yani İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan bulunmak üzere Romanya, Sırp-Hırvat-Slovenya (Yugoslavya) ve Polonya arasında cereyan eden müzâkereler, takriben 8 ay […]
Lozan’da Maddi Kayıplar
Şimdi mâruz kaldığımız kayıpları iki grup hâlinde arz edelim. Misak-ı Millî‘ye nazaran “asgarî vatan” sayılan arazî bugünkü vatanımızdan mâada, Batum, Batı Trakya, Adalar, Kıbrıs, Antakya, Halep ve Musul ‘u da ihtiva ediyordu. Bunların feda edildiği mâlûmdur. Daha fazlasının talep edileceği düşünülürken şu arazi kayıplarına ilâveten başka maddî kayıplara da mâruz kalınmıştır. Bunlar, “Harp Tazminatı, Gemi […]
Lozan’da Manevi Kayıplar
En Büyüğü Hilâfet Hilâfet 3 Mart 1924 tarihinde Ankara’da ilgâ edildi. Fakat şu neticenin husûlü için yapılmış olan pazarlıklar yürütülmüş olan gizli çalışmaların çok girift bir tafsilâtı vardır ki; bu yazının nacmine sığdırılamaz. Ancak bu istikametteki en ehemmiyetli adımın Lozan’da atılmış olduğunu söylemek, yanlış olamaz. Lozan müzâkereleri başladığı sırada, M. Kemal Paşa halife olmak istiyor […]
Bir Mazlum Pâdişâh: Sultan II. Abdülhamid
ÖNSÖZ Birtakım fevkalâdelikleri kullanarak milletlerin hayatında derin değişikliklere âmil olanlar, hemen hemen dâima tarihi, kendilerine mahsus birtakım temel umdelerle (prensiplerle) yeniden değerlendirerek zuhûrlarının bir nevî gerekçesini ortaya koyarlar. Böylece gûyâ yaptıklarının doğruluk ve haklılığını geniş kitlelere kabul ettirmek isterler ki; bir propaganda mahsûlü olan bu değerlendirmeler, ekseriyâ eskiyi kötülemek tarzında vâkî olur. Dünya’da her milletin […]
