Atatürkçüyüm dediği anda objektifliğini kaybediyorsa tarihçi -ki hakikat böyle- o zaman Türkiye’deki İnkılâp Tarihi bölümlerinde üretilen çöpleri hangi yeraltı mağarasına gömsek anında kusar. Hepsi defolu ve doğuştan sakat tezler, kitaplar, makaleler, sempozyumlar… Bu güne kadar Lord Kinross ve Andrew Mango’nun eserleri çapında bir Atatürk biyografisi yazmayı becerememiş, Gotthard Jaeschke ayarında titiz ve Kemalist taraftarlık havasından uzak etüdler kaleme alamamış bir güruhla karşı karşıyayız. Mete Tunçay, Ahmet Demirel, Mehmet Alkan ve Cemil Koçak gibi birkaç istisnayı bir kenara koyarsak maalesef bu nevzuhur sahayı dolduranların gölgesi cehenneme kadar uzamaktadır.
Nuri Killigil Neden Şehit Edildi?
Bakanlar Kurulu karanının imzalandığı gün İsrail’e karşı mücadele etmekte olan Araplara, bu arada Filistinlilere silah sattığı için Haliç’teki silah ve cephane fabrikasıyla beraber kendisi de havaya uçurulan iş adamı Nuri Killigil’in, nam-ı diğer Kafkasya İslam Ordusu kumandanı, Bakü Fatihi, Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Paşa’nın (Azerbaycan’da ‘Nuru Paşa’ dediniz mi akan sular durur, bilesiniz) ve 27 işçisinin parçalanmış ve kömürleşmiş cesetlerinden ibaret nakıs cenazeleri Edirnekapı Şehitliği’nin bir köşesine sessiz sedasız defnedilmekteydi.
Sinan da Var, Süleyman da… Öyleyse?
Turhan Utku Bey’in zarif tespitiyle söylersek Sinan olur da Süleyman olmazsa veya Süleyman olur da Sinan olmazsa bir şeyler eksik kalır. Eskiden Sinanlar belki vardı ama Süleymanları yoktu. Şimdi Süleyman da var arkalarında, Sinanlar da yetişiyor elhamdülillah…
Öyleyse istikbalimizden emin olabiliriz.
Gerçek Tarih Peşinde 100 Aylık “Gaza”
Yakın tarihimiz büyük ölçüde karanlıkta bırakılmış ve bu belirsizlikten istifade edenler menfaatlerine uygun bir tarih yazmışlardı.
Bu sahte tarihin kendini efendi ilân etmesine ve devleti arkasına alarak potansiyel tarihleri yutmasına itiraz ediyorduk. Mendilimizden gelen “sesleri” yakalayıp bugüne ve istikbale kayıt düşmekti derdimiz.
“Osmanlı’nın Yıkılmasının Sebebi Kavmiyetçilik Mikrobunun Bulaştırılmasıdır!”
Mehmet Önder: Kavmiyetçiliği bir zehir olarak tanımlıyorsunuz. Türkçülük davası güdenlerin pek çoğu Türk değildi notunu da düşüyorsunuz. Eğer böyle bir tespitte bulunursak bu işin altında çok daha farklı meseleler var demektir, değil mi? Teoman Duralı: Ya siyasî bir hinlik vardır. Burada ben kötü bir niyet ararım. Başka olaylarda da bir kompleks, bir hastalık vardır. O millete […]
Her Yönü Ayrı Bir Destandır Sultanımızın
Sultan II. Abdülhamid’in bundan 130-140 sene evvel benzer hücumlar karşısında neler yaptığını bugünün sancısını dindirmek maksadıyla hatırlamaya karar verdik. Sultanımızın de Bornier adlı tiyatrocunun sahnelemek istediği Mahomet adlı piyesini Fransa’da olduğu kadar İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de nasıl engellediğini okuyunca sizin de bizim gibi ‘bu millet bir insanı kolay kolay bu kadar sevmez’ diyeceğinizden eminiz.
Milletimizin feraseti tartışılmaz ama aydınlarımız da keşke ona ayak uydurabilselerdi…
Köy Enstitülerini Kim Kapattı?
Sadece kapatılmasıyla Demokrat Parti’nin en ufak bir alakasının olmadığını, tersine Köy Enstitülerini kapatanın CHP ve İsmet İnönü olduğunu göstermekle yetineceğiz. Bunu ortaya koymak için de Kemalist bir kaynağı, Prof. Dr. Çetin Yetkin’in Karşıdevrim adlı kitabındaki verileri takip edeceğiz.
Kâzım Karabekir Paşa Hakkında Bazı Belgeler
Dergimizin ilk sayısı Nisan 2012 tarihinde yelkenlerini açarken kapağımızda Kâzım Karabekir Paşa boy gösteriyordu. Manşette şu iddiasına yer verilmişti: Kâzım Karabekir açıklıyor! “19 Nisan 1919’da Trabzon’a çıktım”. Dile kolay 9 yıl geçti beraberce. Bu arada 2019 yılından itibaren Karabekir Paşa’nın kitapları, üzerindeki telif hakkı kalktığı için farklı yayınevlerinden neşrediliyor. Bu gelişme de vaktiyle ağzına susturucu […]
Geçmiş Geçmemiştir!
Osmanlı, İnsanlığın Son Adası adlı kitabımda şöyle yazmıştım: “Geçmiş, iki açıdan geçmemiştir. Bir: Sürekli olarak yeniden keşfedilmektedir. Bu yüzden tarih bilgisinde ‘son’ (the end) yoktur. İki: Geçmiş, yakın geçmişte kurulu olarak bize intikal ettiği için, yani Avrupa merkezli olarak ve ilerlemeci ideoloji canibinden yazıldığı için, bu ideolojinin tarihin yüzüne geçirdiği maskeleri indirme mücadelesi devam edeceğinden geçmemiştir. […]
Osmanlı Macerası Bir Aşk Romanıyla Başlar…
Kayı Boyu Oğuzların Günhan Kolu’ndan gelir. Malazgirt Meydan Savaşı’nın kazanılmasından sonra yerleşmek için akın akın Anadolu’ya gelen Türk boyları arasında Kayı Boyu da vardır. Kayılar önce Horasan taraflarına konmuş, Moğol istilâsının başlaması üzerine Harzemlilerle birlikte Moğollara karşı savaşmış; Harzem Şahı Celâleddin Mengübirtî, kahpece arkadan vurulup şehit edildikten sonra (1221) ise Merv ve Mahan yoluyla Van […]
