Osmanlı Beyliği’nin kuruluşuyla ilgili yazdıkları Fernand Braudel’in sözünü ettiği tarihçi ‘seferberliği’nin ulaştığı nokta bakımından ilginçtir. En başta yerli ve yabancı yazılı kaynaklar, meslektaşlarının fazla itibar etmediği menakıbnameler, karşılaştırmalı tarihler, klasik kaynakların devreye sokulması ve her şeyden önce anlama yolunda sarf edilen emekler tüter o ‘ordu’ yoluna devam ederken…
“Osmanlı’nın Yıkılmasının Sebebi Kavmiyetçilik Mikrobunun Bulaştırılmasıdır!”
Mehmet Önder: Kavmiyetçiliği bir zehir olarak tanımlıyorsunuz. Türkçülük davası güdenlerin pek çoğu Türk değildi notunu da düşüyorsunuz. Eğer böyle bir tespitte bulunursak bu işin altında çok daha farklı meseleler var demektir, değil mi? Teoman Duralı: Ya siyasî bir hinlik vardır. Burada ben kötü bir niyet ararım. Başka olaylarda da bir kompleks, bir hastalık vardır. O millete […]
Her Yönü Ayrı Bir Destandır Sultanımızın
Sultan II. Abdülhamid’in bundan 130-140 sene evvel benzer hücumlar karşısında neler yaptığını bugünün sancısını dindirmek maksadıyla hatırlamaya karar verdik. Sultanımızın de Bornier adlı tiyatrocunun sahnelemek istediği Mahomet adlı piyesini Fransa’da olduğu kadar İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nde de nasıl engellediğini okuyunca sizin de bizim gibi ‘bu millet bir insanı kolay kolay bu kadar sevmez’ diyeceğinizden eminiz.
Milletimizin feraseti tartışılmaz ama aydınlarımız da keşke ona ayak uydurabilselerdi…
Kâzım Karabekir Paşa Hakkında Bazı Belgeler
Dergimizin ilk sayısı Nisan 2012 tarihinde yelkenlerini açarken kapağımızda Kâzım Karabekir Paşa boy gösteriyordu. Manşette şu iddiasına yer verilmişti: Kâzım Karabekir açıklıyor! “19 Nisan 1919’da Trabzon’a çıktım”. Dile kolay 9 yıl geçti beraberce. Bu arada 2019 yılından itibaren Karabekir Paşa’nın kitapları, üzerindeki telif hakkı kalktığı için farklı yayınevlerinden neşrediliyor. Bu gelişme de vaktiyle ağzına susturucu […]
Geçmiş Geçmemiştir!
Osmanlı, İnsanlığın Son Adası adlı kitabımda şöyle yazmıştım: “Geçmiş, iki açıdan geçmemiştir. Bir: Sürekli olarak yeniden keşfedilmektedir. Bu yüzden tarih bilgisinde ‘son’ (the end) yoktur. İki: Geçmiş, yakın geçmişte kurulu olarak bize intikal ettiği için, yani Avrupa merkezli olarak ve ilerlemeci ideoloji canibinden yazıldığı için, bu ideolojinin tarihin yüzüne geçirdiği maskeleri indirme mücadelesi devam edeceğinden geçmemiştir. […]
Osmanlı Macerası Bir Aşk Romanıyla Başlar…
Kayı Boyu Oğuzların Günhan Kolu’ndan gelir. Malazgirt Meydan Savaşı’nın kazanılmasından sonra yerleşmek için akın akın Anadolu’ya gelen Türk boyları arasında Kayı Boyu da vardır. Kayılar önce Horasan taraflarına konmuş, Moğol istilâsının başlaması üzerine Harzemlilerle birlikte Moğollara karşı savaşmış; Harzem Şahı Celâleddin Mengübirtî, kahpece arkadan vurulup şehit edildikten sonra (1221) ise Merv ve Mahan yoluyla Van […]
Özdemiroğlu Osman Paşa
Köroğlu’nun bazı şiirlerinde adı geçen Osman Paşa kimdir, bilir misiniz? Sultan III. Murad’ın “Büyük işler başardın Paşa” diye takdirlerini bildirdiği, üzerinde murassâ bir iğne bulunan sorgucunu çıkarıp başına taktığı, sonra belindeki murassâ hançeri de çıkarıp kendi elleriyle kuşağına soktuğu Özdemiroğlu Osman Paşa’dır. Osmanlı tarihinin en mümtaz sadrazamlarından olan Özdemiroğlu Osman Paşa’nın 1527 yılında Mısır’da doğdu. […]
Fetret Devri’nin En Âsi Şehzâdesi: Düzmece Mustafa
Tarihçimiz Oruç Bey’e göre Şehzade Mustafa Ankara Savaşı’nda öldü, sonradan onun yerine geçen bir sahtekâr kargaşa çıkardı. Enverî’ye göre ise Şehzade Mustafa babasıyla birlikte Ankara Savaşı’nda Timur Han’a esir düştü ve ancak Timur’un vefatından sonra serbest kaldı. Mustafa’yı Çağatay itdi esir, Nice yıllar sonra geldi ol emir. Şerafeddin-i Yezdî ve Nizamüddin-i Şamî Zafernâmelerine göre de […]
Özel Kuvvetler’in İlham Kaynağı: Deliler Ocağı
Günlerin haftalara, haftaların aylara, ayların yıllara aktığı ve yılların şanla şerefle geçtiği 15. yüzyıl sonlarında “Deliler Ocağı” kuruldu; böylece “Deliler” Osmanlı askerî teşkilâtının bir parçası oldu. Malum, kendilerini devletin bekasına adamış genç, yiğit, gözünü budaktan, sözünü dudaktan sakınmaz serdengeçtilere “Akıncı” denir. Akıncılar sınır boylarında görev yapar, sınırları korur, zaman zaman düşman içine akınlar düzenleyip korku […]
Devleti İkinci Fetretten Kurtaran Padişah: IV. Murad
Tarihe “Bağdat Fatihi” olarak geçecek Sultan IV. Murad 11 yaşında kılıç kuşanıp padişah olmuştu. Arkasında Sultan Genç Osman’ın bir askerî ayaklanma sonucu katli, önünde ise Yeniçeri Ocağı’nın siyasete sert müdahaleleri vardı. Devleti ne padişah yönetiyordu, ne de “Padişah Naibi” sıfatını taşıyan annesi: İpler fiilen yeniçeri ağalarının (bugünkü ifadesiyle generallerin) elinde idi. Zaten tarihimiz bu döneme […]
