Günlerin haftalara, haftaların aylara, ayların yıllara aktığı ve yılların şanla şerefle geçtiği 15. yüzyıl sonlarında “Deliler Ocağı” kuruldu; böylece “Deliler” Osmanlı askerî teşkilâtının bir parçası oldu. Malum, kendilerini devletin bekasına adamış genç, yiğit, gözünü budaktan, sözünü dudaktan sakınmaz serdengeçtilere “Akıncı” denir. Akıncılar sınır boylarında görev yapar, sınırları korur, zaman zaman düşman içine akınlar düzenleyip korku […]
Devleti İkinci Fetretten Kurtaran Padişah: IV. Murad
Tarihe “Bağdat Fatihi” olarak geçecek Sultan IV. Murad 11 yaşında kılıç kuşanıp padişah olmuştu. Arkasında Sultan Genç Osman’ın bir askerî ayaklanma sonucu katli, önünde ise Yeniçeri Ocağı’nın siyasete sert müdahaleleri vardı. Devleti ne padişah yönetiyordu, ne de “Padişah Naibi” sıfatını taşıyan annesi: İpler fiilen yeniçeri ağalarının (bugünkü ifadesiyle generallerin) elinde idi. Zaten tarihimiz bu döneme […]
Taht Yolunda Baht Savaşı Kaçınılmazdır!
Fatih Sultan Mehmed vefat edince, Şehzade Bayezid, “Sultan II. Bayezid” olarak 34-35 yaşında atalarının tahtına geçti. Fatih’in küçük oğlu Şehzade Cem ise henüz 22 yaşındaydı. Hemen isyan bayrağını çekti: “Padişah menem, zira sefere gittikte cennetmekân pederim, devletin tahtıyla bahtını bana ısmarladı.” Ama kader arzularımız istikametinde tecelli etmez. Özellikle şehzadelerin kaderi genelde acılıdır. Üç-beş şehzadenin içinden […]
Keramet Eseri Kıblesi ve Saat Ayar Merkezi Oldu
Bayezid Camii inşaatı beş yılda bitmiş, çift minareli muhteşem eser bütün haşmetiyle ortaya çıkmıştı. O gün açılışı yapılacak, Cuma namazı Bayezid Han’ın iştirakıyla kılınacaktı. Meydana insan seli akıyordu. Bizans’ın “Theodosius Forumu” olarak isimlendirdiği alan hınca hınç dolmuştu. Gelenler muhteşem eser karşısında hayranlıklarını ifade edecek söz bulmakta zorlanıyorlardı. Dilden dile yürekleri ürperten bir hikâye dolaşıyordu: “Sermimar […]
Padişahtan Dalkavuklara Taviz Yok!
Osmanlı sarayında “müsahip” (sohbet edilen kişi) vardı,“nedim” (arkadaş) vardı… Bunlar zeki insanlardan seçilir, padişahla yarenlik eder, bir nevi ona “danışmanlık” yaparlardı. Bir de “maskara”, “karavaş”, hatta düpedüz “dalkavuk” adıyla anılan kişiler vardı ki, işleri güçleri devlet umurundan gına getiren padişahı güldürmek, memnun ve mutlu etmekti. Görev icabı padişahın hoşuna gidecek şakalar, taklitler, şaklabanlıklar yapar, onu […]
Bir Devlet Osmanlı Bir Şehri İstanbul Yapan O Mukaddes Ay
Osmanlı asırlarında, tıpkı şimdi olduğu gibi, bütün şehir ve köylerde coşkuyla karşılanırdı. Dönemin şartlarından kaynaklanan bazı farklarla birlikte… Mesela Ramazana 10-15 gün kala alışverişe çıkılır, makarnalar kesilir, iştah açıcı turşular kurulur, kiler Ramazanlıklarla doldurulurdu. Sonra çamaşırlar yıkanır, ev köşe bucak süpürülür, tahtaları fırçalanır, sultan misafirliğe gelecekmiş gibi hazırlanırdı. Bir anlamda gelmesi beklenen bir sultandı Ramazan […]
Fatih Yürekli İnsan Yetiştirmek
Şehzâde Mehmed Edirne’deki “Hünkâr Evi”nde dünyaya geldiği zaman, onu sıradan bir şehzâde olmaktan çıkarıp çağları kucaklayacak bir fatih yapacak temel şartların hemen hemen tamamı hazırdı. Ona, asırların gayretiyle hazırlanmış sihirli iksiri yudumlayıp hazmetmek, zamanla bunlara Allah vergisi dehâsını katıp kendini ve çağını aşmak kalıyordu. Çok çalışmalı, çabuk öğrenmeli, vaktinden önce her bakımdan büyüyüp muhteşem fetih […]
Mekke’nin Fethi’nden Osmanlı’ya Miras Kalan Vicdan Kıblesi
Müslümanlık nedir?” diye soranlar, “Peygamber Efendimizi öldürmek üzere evinden çıkan Ömer’le, iki saat sonra evine dönen Hz. Ömer arasındaki farka baksınlar! Öldürmek üzere evden çıkan Ömer gaddar, nefret dolu, öfke küpü, incitici, kırıcı, yıkıcı, sevgisiz, bencil biriydi. İki saat sonra evine dönen Hz. Ömer (ra) ise halim selim, sevgi dolu, pak yürekli, yumuşak başlı, karıncayı […]
İstanbul’u Fethettiren Büyük Hayallerin Mimarı
Sultan II. Murad’ın tahttan feragat edip yerine 12 yaşındaki oğlu Şehzade Mehmed’i geçirmesi ve “Bundan gerü padişahunuz budur, göreyim sizi itaat üzere olasuz” demesi, pek çok “devletlü”nün itirazıyla karşılanmıştı. Hele Sadrazam Çandarlı Halil Paşa… Çandarlı deyip geçmek olmaz! Zira Anadolu’nun en tanınmış ailelerindendi Çandarlı ailesi. Ayrıca çok zengindi. . Âşık Paşazade anlatıyor: “Sultan II. Murad’a, […]
Şah’ın Yayını Çözdü, Sadrazamlığa Yürüdü
13. asrın son yıllarında Bitinya bölgesindeki Bizans tekfurları, mertçe yenemedikleri Osman Gazi ve arkadaşlarını kalleşçe yenmeye karar verip bir plan yaptılar. Buna göre, Belacoma (Bilecik) Tekfuru’nun oğlu ile Yarhisar Tekfurunun kızı Holofira’nın düğünlerine Osman Gazi de davet edilecek, tam yemek esnasında arkadan hançerlenip katledilecekti. Başsız kalan Türkmenler dağılacak ve böylece bölge onlardan temizlenecekti. Düğün Belacoma […]
