Bizde umumi bir hastalık gibidir: Tarihçiler malzemeleri üzerinde düşünmeyi, felsefeciler de tarih okumayı pek sevmez. Bu yüzden tarihçilerimiz muazzam bir felsefe laboratuvarı olan tarih platformu üzerine balyaları yığmaya çabalarken, aynı malzeme yığını, onları ayıklayıp değerlendirecek felsefe adamlarının lakaydisine toslar. Kaybeden biz oluruz. Felsefe tarihi derslerinde Leibniz monadolojisiyle, sonsuz ufaklar (infinitesimal) buluşu ile, mümkün dünyaların en […]
Yavuz Bahadıroğlu’na Veda
Cesaret bir tarihçide aranacak vasıflardan sayılmaz ama bu ülkede tarihçi cesur olmazsa söyleyecekleri boğazında düğümlenip kalır. Aynı şekilde güzel yazmak da tarihçiliğin olmazsa olmazlarından değildir ama müzmin okuma tembelliğimiz göz önünde bulundurulduğunda kalemin pırıltısı cezbeder okuru. Keza tarihi tatlı bir üslupla anlatmak da bir yazarın niteliklerinden değildir ama okumaktan çok dinlemeye meyyal bir toplumda güzel […]
Türkiye Ve İslâm Âleminin Geleceği
Burada çok kısa bir sûrette tahlîl etmeye çalıştığımız bu gerçekler ve onların Dünya’nın geleceğine te’siri uzun uzadıya anlatılması gereken ehemmiyetli bir meseledir. Burada “Türkiye, İslâm Âlemi ve Siyonizm’in geleceği” ne dâir birkaç husûsu kısaca arz etmek istiyorum Gitgide dehhâmeleşen Siyonizm zulüm ve istismârının, tarihte bir çok ülkede ve pek çok kereler müşâhede edilegelmiş olduğu sûrette, […]
Acılarla Dolu Bir Dönem…
5 Temmuz, her yıl Cezayir’de “bağımsızlık günü” olarak kutlanıyor. Bu vesileyle, biz de Derin Tarih olarak, Fransa’nın sömürgecilik sabıkasının ve Cezayir halkının yaşadıklarının üzerine güçlü bir projektör tutmaya karar verdik. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 30 Eylül 2021 akşamı Elysee Sarayı’nda Cezayir’in Bağımsızlık Savaşı sırasında Fransız ordusu saflarında savaşan askerlerin torunlarını ağırladı. Normal şartlarda bu davetin […]
Fethi Yeniden Düşünmek
Giderek daha sık duymaya başladığımız, “fetihler çağı”nın artık mazide kaldığına dair iddialı cümleler, bir yandan dünyanın -sözüm ona- “modern” hâle geldiğini vurgularken, diğer yandan bizatihi “fetih” kelimesinin kendisini itham altında bırakır. Oysa tarihe ve coğrafyaya konan ilahî yasalar bağlamında, güç mücadelelerinin mantığı ve çerçevesi hiç değişmediğinden, fetih mefhumu da çağlar üstü bir canlılığa sahiptir. Bu […]
Bir Adadan Daha Fazlası…
Lala Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı donanması Kıbrıs’ın Limasol limanına ulaştığında tarihler 2 Temmuz 1570’i gösteriyordu. Herhangi bir direnişle karşılaşmadan ertesi gün Tuzla’ya geçen 60 bin kişilik Osmanlı ordusu, adım adım ilerleyerek Lefkoşa’yı, Girne’yi ve ardından da uzun bir kuşatmanın sonucunda Mağusa’yı alarak, adanın fethini tamamlamıştı. Lefkoşa ve Mağusa’daki katedraller camiye çevrilmiş, birincisine Sultan II. Selim’in […]
Tarihi Sömürmek
ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 Olaylarını “Ermeni Soykırımı” olarak resmen tanıdığını açıklaması kimseyi şaşırtmadı. Çünkü Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma sürecinde gerçekleşen bazı hadiselerin seyri ve o döneme dair yorumlar, çoktandır tarihin değil siyasetin konusu. Uluslararası arenada ve politik çevrelerde, gerçekten ne olduğunu ve kimlerin hangi rolü oynadığını artık çok az insan merak ediyor. Hakikatler, sloganların eline […]
Tarih Okuyan Şaşırmaz
“Allah bize sulh ve sükûnet nasip etsin! Fakat büyük devletler, geniş teşkilâtlı imparatorluğumuzu inşa edecek ne zaman bıraktılar, ne de sükûnet! Bize de hiç olmazsa on senelik bir sulh tanınsa, Japonların (Meiji devriminin başlangıcından beri) o kadar methedilen terakkîlerini biz de yapabilirdik. Onlar Avrupalıların pençelerinden uzak olduklarından, bize nazaran bahtiyardırlar, emniyet içinde yaşamaktadırlar. Maalesef biz, […]
