Osmanlı İmparatorluğu tarihinde oldukça özel bir döneme işaret eden “Köprülüler Devri”ni ele alırken, işte bu canlandırma ameliyesine tarih perspektifinden bir katkıda bulunmak istedik. Sultanların ve Osmanlı hanedanının gücüne rağmen, Köprülü ailesi nasıl bu derecede muktedir olabilmişti? Ailenin meşhur üyeleri ve bıraktıkları izler nelerdi? Köprülülerden bugüne neler kalmıştı? Sorularımızı arka arkaya sorunca, dikkat çekici cevaplara ulaştık […]
Fetihlerin Görünmeyen Yüzü
Tüm bu ve benzeri sorular, Osmanlı İmparatorluğu döneminde gerçekleştirilen fetihleri okurken genellikle aklımıza hemen gelmez. Oysa her bir sefer, kendi içinde akıllara durgunluk veren ayrıntılar barındıran dev bir organizasyondur. Eski zamanların ulaşım ve haberleşme şartlarını düşündüğümüzde, Osmanlı ordusunun hareket kabiliyetine ve yürüdüğü uzak mesafelere hayran olmamak mümkün değildir… Hayırla kalınız… Taha Kılınç Derin Tarih (Mayıs […]
Geç Kalan
Napolyon Bonapart (Napoleon Bonaparte), kalabalık bir ordunun başında 1798’in Temmuz’unda Mısır topraklarına girmişti. İngilizlerin Hindistan ile bağlantısını koparmak ve Fransızlara İslâm coğrafyasının merkezinde yer açmak için planlanan bu seferin Kahire ayağı, kapsamlı bir halk ayaklanmasına sahne oldu. 21-22 Ekim günlerinde şehir halkı işgalcilere karşı hareket geçince, Fransızlar da Kahire Kalesi’ne yerleştirdikleri toplarla sivilleri bombalamaya başladı. […]
Adi Yemen’dir…
Osmanlı İmparatorluğu’nun uzun hâkimiyeti boyunca Yemen’de kurulan düzeni, siyasî ve sosyal dengeleri, meydana getirilen kültürel mirası ve Yemen kimliğinin oluşumunda Osmanlı izlerinin payını mercek altına aldık. Sahanın birbirinden değerli uzmanları, olağanüstü bir dosyanın ortaya çıkmasını sağladılar. Hepsine müteşekkiriz. Yemen dosyamızın yayını, bu mazlum ve mahzun ülkede devam etmekte olan savaşın da en sıcak dönemlerinden birine […]
Yemen’in Modern Tarihinden Satır Başları
Birinci Dünya Savaşı sona erdiğinde, Arap Yarımadası’nın diğer bölgelerinde olduğu gibi, Yemen’de de Osmanlı egemenliği ortadan kalkmıştı. Babası İmam Muhammed’in 1904’teki ölümünden itibaren -Osmanlı himayesi altında- Yemen’i yönetmekte olan İmam Yahya, Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı 30 Ekim 1918’i müteakiben bağımsızlığını ilan etti. Kendisinin kullandığı “el Mütevekkil al’Allah”1 unvanına nispetle, yönettiği toprakları 1926’da “Mütevekkilî Krallığı” haline getiren […]
Her Hikâye Tekrarlanır
İspanya’nın kuzeybatısındaki Salamanca eyaletinde bulunan 12 bin nüfuslu Bejar kasabası, her yıl haziran ayının ilk haftasında ilginç bir törene ev sahipliği yapar: Baştan aşağı yosunlar ve yeşil renkli ağaç liflerinden oluşan kıyafetler giymiş çok sayıda insan, sokaklarda yürüyerek bütün kasabayı kat eder. Yol kenarına, evlerin balkonlarına ve Bejar’ın küçük meydanına toplanan meraklıların ilgiyle izlediği bu […]
Tarihi Çarpıtmayan Bir Üslupla…
“Denizcilik tarihi sadece bizde değil, Batı’da da ciddi anlamda çalışılıyor artık. Sempozyumlarda, kitap ve makalelerimdeki vurgularım yavaş yavaş araştırmalarda ve yapılan tezlerde karşılık buluyor, dile getiriliyor. Hatta ‘Osmanlı Akdeniz’i’ başlıklı makale yazanlar bile oldu. Fakat önceki zamanlarda Osmanlı’yı Akdeniz’e dahil bile etmezlerdi. Bizde ise bir hamaset vardı: ‘Akdeniz bir Türk gölü’. İşte bizdeki bu ifrat […]
Bu İşin Sırrı Ne?
İngiliz tahtının ikinci sıradaki varisi Prens William, 2018’in Haziran ayında Kudüs’e bir seyahat gerçekleştirdi. Şehirdeki bütün dinî mekânları ziyaret eden William, gittiği her yerde büyük bir coşkuyla karşılandı. Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yahudiler kendisine hürmet ve muhabbet izharında bulunurken, Prens de Kudüs’ün gerektirdiği hiçbir dinî ritüeli ihmal etmedi. Filistin’in bugün içinde bulunduğu kaos ve karmaşadan birinci […]
İngiliz Sömürgeciliğinin 7 Esası
Büyük Britanya, 1600’lü yılların başından itibaren batıda ve doğuda sömürgecilik faaliyetlerini yoğunlaştırmış, birbiri ardınca ele geçirdiği yabancı topraklarda ilk sömürge idarelerini tesise başlamıştı. 1670’lere gelindiğinde, bugünkü ABD ve Kanada’dan Hindistan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada, İngilizlerin artık kalıcı hale gelmiş ayak izlerine rastlamak mümkündü. 1800’lerin ikinci yarısında ise Büyük Britanya’yı tanımlamak için herkesin kullandığı ifade […]
Hikâyemizi Yazmak
Meşhur Afrika atasözünü mutlaka duymuşsunuzdur: “Aslanlar yazı yazmayı öğrenene kadar, bütün hikâyeler avcıyı övecektir.” Bilhassa tarihimiz söz konusu olduğunda, halimiz, bu atasözünde anlatılan duruma çok benziyor. Kendi hikâyelerimizi bizzat yazmadığımız ve yazamadığımız için, başkaları bizi nasıl tanımlarsa ve anlatırsa, kayıtlara o şekilde geçiyoruz, akıllarda da öyle kalıyoruz. Acıklı ve ibretlerle dolu bir hikâye… 1821’in sonbaharında […]
