Kategori: Yazılar

“Tarihi Temizlemek Sahte Kahramanlardan”

Mustafa Kemal’in adını bile anmadığı Sabetayist Hasan Tahsin’in solcu ve Sabetayist gazeteciler eliyle nasıl kahramanlaştırıldığını Prof. Tuncer Baykara, Emniyet Genel Müd. Arşiv ve Dokümantasyon Dairesi eski Başkanı Eyüp Şahin, Doç. Turan Akkoyun ve araştırmacı-yazar Ertuğrul Düzdağ ile merhum Erdoğan Sorguç’un sorgulamalarından bütün tafsilatıyla öğreneceksiniz.

Osmanlı, Kuruluşunu Bir İsyana Mı Borçlu?

Osmanlı Beyliği’nin kuruluşuyla ilgili yazdıkları Fernand Braudel’in sözünü ettiği tarihçi ‘seferberliği’nin ulaştığı nokta bakımından ilginçtir. En başta yerli ve yabancı yazılı kaynaklar, meslektaşlarının fazla itibar etmediği menakıbnameler, karşılaştırmalı tarihler, klasik kaynakların devreye sokulması ve her şeyden önce anlama yolunda sarf edilen emekler tüter o ‘ordu’ yoluna devam ederken…

Mezar Taşını Okuyamayan Tarihçiler “Yarattınız”

Akademik olarak (yanlış sayfa numaraları ve kaynakları birbirine karıştırmak gibi) fahiş hatalarla dolu ve “tezi” belli olmayan, özellikle sonuna usulen konulan iki belgede 49 okuma yanlışı tespit ettiğim malul “tez”in asıl tenkidine daha sonra gireceğim. Burada akademisyenimizin bir mezar taşındaki talik kitabeyi bile okuyamadığını teşhirle yetineceğim.

Harf İnkılâbının Akademik Laneti

Atatürkçüyüm dediği anda objektifliğini kaybediyorsa tarihçi -ki hakikat böyle- o zaman Türkiye’deki İnkılâp Tarihi bölümlerinde üretilen çöpleri hangi yeraltı mağarasına gömsek anında kusar. Hepsi defolu ve doğuştan sakat tezler, kitaplar, makaleler, sempozyumlar… Bu güne kadar Lord Kinross ve Andrew Mango’nun eserleri çapında bir Atatürk biyografisi yazmayı becerememiş, Gotthard Jaeschke ayarında titiz ve Kemalist taraftarlık havasından uzak etüdler kaleme alamamış bir güruhla karşı karşıyayız. Mete Tunçay, Ahmet Demirel, Mehmet Alkan ve Cemil Koçak gibi birkaç istisnayı bir kenara koyarsak maalesef bu nevzuhur sahayı dolduranların gölgesi cehenneme kadar uzamaktadır.

Nuri Killigil Neden Şehit Edildi?

Bakanlar Kurulu karanının imzalandığı gün İsrail’e karşı mücadele etmekte olan Araplara, bu arada Filistinlilere silah sattığı için Haliç’teki silah ve cephane fabrikasıyla beraber kendisi de havaya uçurulan iş adamı Nuri Killigil’in, nam-ı diğer Kafkasya İslam Ordusu kumandanı, Bakü Fatihi, Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Paşa’nın (Azerbaycan’da ‘Nuru Paşa’ dediniz mi akan sular durur, bilesiniz) ve 27 işçisinin parçalanmış ve kömürleşmiş cesetlerinden ibaret nakıs cenazeleri Edirnekapı Şehitliği’nin bir köşesine sessiz sedasız defnedilmekteydi.

Andımız’ın Mucidi Reşit Galip Kimdir?

Danıştay hukukîlik yerine yerindelik denetimine girerek yetkisini aşmış ve iktidarın iradesini yok saymıştı. Çünkü andımız gibi totaliter bir yemin metni ancak Komünist veya Faşist ideolojilerde mümkündü. Çünkü yeni Türkiye meşum bir Tek Parti dönemi uygulamasına dönmemeli, bu karanlık devrin defterini tamamen kapamalıydı.

Çünkü bu bir CHP andıydı ve bu zihniyet ideolojik olarak bu anddan nemalanıyordu.

Çünkü andı yazan Doktor Reşit Galip, Tek Parti devrinin sabıkalı bir şahsiyetiydi.

Gerçek Tarih Peşinde 100 Aylık “Gaza”

Yakın tarihimiz büyük ölçüde karanlıkta bırakılmış ve bu belirsizlikten istifade edenler menfaatlerine uygun bir tarih yazmışlardı.

Bu sahte tarihin kendini efendi ilân etmesine ve devleti arkasına alarak potansiyel tarihleri yutmasına itiraz ediyorduk. Mendilimizden gelen “sesleri” yakalayıp bugüne ve istikbale kayıt düşmekti derdimiz.

Yukarı